ÇEÇE

Arasta’nın Sesi Ekim 2025 Sayısı İçin….

ADANA; BİR YAZI, BİR OKUR

Çetin Yiğenoğlu

Adana, bir semboldür; güzel kent sembolü. Adana işlevsel kenttir. Allahına kadar kent. Adana başlı başına tarihtir, arkeolojidir, antropolojidir… -Belki de bu özellikleriyle- Roland Barthes’in toplumsallıkla erotizm arasında fark görmeyen yorumuna göre farklılıklarıyla “erotik”tir, Adana… Kent merkezi, genelde toplumsal etkinliklerin, “erotik (sosyal) etkinlikler”in değiş tokuş yeri olarak yaşanır. Bu olgunun etkisiyle kent merkezi, yıkıcı, bozucu, oyuncu güçlerin her zaman etkin olduğu uzam olarak değerlendirildiğinde Adana’yı tanımlamak zorlaşır…

Büyük Usta Victor Hugo’nun yorumuyla da Adana, bir yazıdır. Kentte dolaşan, yaşayan, kenti kullanan, (yani biz, hepimiz) kendi zorunluluklarına, yer değiştirmelerine göre parçalarını ayırdığı sözceyi gizlice, kendine göre gerçekleştirme özgürlüğüne sahip okura da benzer.

Bu nedenlerle Adana’nın işlevselliği anlamsal içeriğiyle (gücü) her zaman çatışmalıdır. Modern yaşamın işlevsel dayatmalarıyla Adana’nın tarihinden gelen anlamsal varsıllıkları arasındaki çatışma, oldum olası kentsel dokusunu bileyleyegelmiştir. Adana’nın kimliği dört bin yıldır emperyal güçlerin istilasına karşı direnciyle biçimlenmiştir. Çelişkiler bıçaksırtı olagelmiştir her zaman. Haksızlığa karşı direniş bilinci böyle yapılanmıştır. “Mopsos” kimliğiyle Truva’da işgalci Batı koalisyonuna karşı koymuştur. Kilikya Korsanları olmuş, istilacı Grek’e, Roma’ya karşı çıkmıştır. Kadınıyla, erkeğiyle bilene bilene keskinleşmiştir “Yiğit Adanalı” kimliği.

Merhaba Adanalı… Arasta’nın Sesi’nin bu ikinci sayısıyla merhaba…

Arasta, Sarıyakup’un kalbi. Sarıyakup, Tepebağ’dan sonra en eski mahallesi Adana’nın. Sözümona modern yaşam düşünün peşine takılan bazı eski Adanalılar Kuzey/”Yeni” Adana’ya göçtü. Göçtüler de ne oldu? Akılları da, yürekleri de kaldı eski Adana’da. Evleri kuzeyde olsa da köklerinden kopamadılar. Yaşamak için eski Adana’ya gelip gittiler sürekli.

Böylece Arasta “çekim merkezi” kimliğini korudu.

Kent uzamındaki sembolleriyle, niteliksel açıdan sembolleştirme özelliğine sahip motifleriyle “eski Adana” yaşamaya devam etti.

Her gün 20 bin dolayında insan girip çıkıyor Arasta’ya. “GDO’suz insan” tanımı yakışıyor onlara; Sayacısı, astarcısı, tamircisi, üreticisiyle ayakkabıcılar, kazancılar, kalaycılar, kebapçılar, şekerlemeciler, tespihçiler, takıcılar, av malzemesi satıcıları, hazır giyimcileri, kilimcileri, halıcılarıyla Kapalı Çarşı Esnafı, Kuzey Adanalılar, yerli-yabancı turistler yaşamı her gün yeniden kuruyorlar Arasta’da…

Arasta yaşıyor…

Çukurova Sanat Girişimi’nin (ÇSG) üç yıldır üzerinde çalıştığı proje de yaşayan Arasta üzerine yürütülüyor. Yaşayan Arasta, yaşayan Sarıyakup, yaşayan sokaklarıyla bir bütün olarak irdeleniyor bu ÇSG projesinde. Çoklu bir çalışma sürdürülüyor Arasta-Sarıyakup projesinde. Sosyolojik araştırmalardan tarihsel, kentbilimsel veri derlenmesine, göstergebilimsel, öyküsel çalışmalarla boyutlanmış bir proje Arasta/Sarıyakup Projesi.

Sevgili ÇSG gönüllüleri, Sarıyakuplular,

çok sıcak bir yazı geride bıraktık. 2025-2026 sezonuna taze bir solukla, coşkuyla başladık.

Arasta’nın Sesi’ni güncellemek ilk işlerimizden biridir.

Arasta’nın Sesi bir kürsü, bir mikrofondur.

Bu yaşayan mahallenin, sokakların, Arasta’nın, Sarıyakup sakinlerinin sesi, soluğu, kulağı, gözüdür… Daha da fazlasıdır bu alçakgönüllü yayın organı… Boyundan büyük işlere soyunmaktadır. Duvar Gazetesi kimliğinden sanal evrene metastaz yaparak bir edebiyat dergisi işlevi üstlenmeye cesaret edebilmiştir.

Arasta’nın Sesi, siz dostlarındanyazınsal ürünler bekliyor. (İng.) “Short short story” denilen “çok kısa öykü”, kısa öykü, şiir, deneme, düşünce yazılarınızla güç kazanacak.

Arasta’nın Sesi deneysel bir çalışmadır. Evrimini birlikte izleyeceğiz.

Dünyamız -başta bölgemiz, ülkemiz- ağır bir bunalımdan geçiyor günümüzde. Gerek ÇSG, ekin-sanat çalışmalarıyla, gerekse Arasta’nın Sesi yayınıyla insanımızın yüreğini aydınlatmayı, güzelleştirmeyi ereksiyor.

ÇSG, gönüllüleriyle güçlüdür…

Bilindiği gibi ÇSG kültür endüstrisi dışında bir yapılanmadır. Türkiye’de benzeri yoktur.

ÇSG, destekçileriyle güçlüdür…

Avluda kurduğumuz yazlık sinema için gerekli projeksiyon düzeneği dostumuz Prof. Dr. İsmail Özgören tarafından armağan edildi.

Piyanomuzun onarımı SİLSAN tarafından yaptırıldı. Erken yaşta aramızdan ayrılan Şair Mehmet Arif B.’nin (Sanayici Mehmet Bacaksızlar) ışığı ÇSG’yi aydınlatmayı sürdürüyor.

Başta Mehmet Pehlivan, çalışma arkadaşı Fahri Pelit, Pehlivan Reklam ailesi her zaman yanımızda duruyor.

ÇSG, öğretmenleriyle güçlüdür…

Durmuş Ali Özkale masal evreninde, Sevinç Kökenler renklerin dünyasında, Ayşe Gökçe anlattığı masallarla, Didem Basık çocuklara öğütlediği davranış incelikleriyle, Aslı Albay İngilizce dersleriyle, Abuzer Köyyar tiyatro çalışmalarıyla, Sabiha Tanrısever oyun saatiyle, Altay Tanrısever güçlü satranç takımı için çalışmalarıyla, Serel Alpan çocuklarda yaratıcılıkla, Selin Erdinlig çocuklarla felsefe yaparak ışık saçıyorlar evrenimize.

ÇSG, yönetmenleriyle güçlüdür…

Felsefede Kerim Caymaz, Prof. Dr. Adnan Gümüş, arkeolojide Doç. Dr. Serdar Girginer, müzikte Nevin Apaydın, fotoğrafta Prof. Dr. Selman Vefa Yıldırım, Prof. Dr. İlker Özdemir, İsmail Dikilitaş’la güçlüdür.

ÇSG, öğrencileriyle güçlüdür…

ÇSG ve ÇSG Çukurova Okulu Çukurova’da bir vahadır… Sarıyakup mahallesi çocukları için bir vaha.

ÇSG Yazarlarevi’nde çalışmaya başlayalı tam 6 yıl oldu. O yıl ilkokul ya da ortaokulda okuyan öğrencilerimizin çoğu üniversitede şimdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir